DOLAR 6,0986
EURO 6,8341
ALTIN 251,7
BIST 84.596
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Konya 31°C
Parçalı Bulutlu

Bel çevresindeki yağlardan kurtulma yolları

Uz. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, karın bölgesinde oluşan fazla miktarda yağlanma ile kendini gösteren “metabolik sendrom” hastalığını anlattı.

28.12.2015
A+
A-

Bel çevresi genişliğinin erkeklerde 94, kadınlarda 80 santimetreden fazla olması kalp ve damar hastalıkları açısından en önemli risk faktörleri arasında yer alıyor. Karın bölgesinde oluşan fazla miktarda yağlanma ile kendini gösteren metabolik sendrom hastalığı, insülin direnci, diyabet, kan yağlarında dengesizlik, hipertansiyon ve koroner kalp hastalığına yol açabiliyor. Memorial Antalya Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bölümü’nden Uz. Dr. Gökhan Yazıcıoğlu, “metabolik sendrom” hakkında bilgi verdi.

Kronik hastalıklar ve obezite ile belirti verir
Metabolik sendrom; insülin direnci, bozulmuş karbonhidrat toleransı, şeker hastalığından en az birinin bulunması, hipertansiyon, iyi huylu kolesterol düşüklüğü ve kan yağları yüksekliği gibi belirtilerle kendini gösteren önemli bir hastalıktır. Özellikle karın bölgesinde ciddi ölçüde yağlanma ve obeziteye yol açar. Kadın ve erkeklerde bel çevresi genişliği olması gereken değerlerin çok üzerine çıkar. Hastalık, doğru beslenme ve düzenli egzersiz içeren bir yaşam tarzı değişikliği gerektirir.

Tedavinin ilk aşaması kilo kontrolü ve hareketli yaşam
Kilo kontrolünün sağlanması, metabolik sendromun öncelikli tedavisidir. Bunun için de kilo vermeye yardımcı sağlıklı beslenme ve düzenli egzersiz bir yaşam biçimi haline getirilmelidir. Bazı hastalarda diyet ve egzersiz ile birlikte ilaç kullanımı gerekebilir. % 5-10’luk kilo kaybı bile metabolik sendromun tüm bileşenlerini kontrol altına alabilmek için yeterlidir. % 7 oranında kilo vermek ve hareketli bir yaşam şekli benimsemek, şeker hastalığı oluşma riskini ortalama %50 oranında azaltmaktadır.

Sağlıklı beslenmede doğru yağ tercihi önemli
Metabolik sendromda beslenme tedavisinin amacı; insülin direnci sorununu ve buna bağlı bozuklukları önlemektir. Alınan kalorinin yağ miktarı %25-35 oranında tutulmalı, bunun da büyük kısmı zeytinyağı, fındık ve kanola yağı olmalıdır. Soya, ayçiçeği ve mısırözü yağı daha az oranda tercih edilmelidir. Bunun yanında; fındık, ceviz, badem, keten tohumu yağı tercihen tüketilebilir. Omega-3 yağ asitlerinden zengin beslenme ve özellikle balık tüketimi önemlidir. Karbonhidrat oranı toplam kalorinin %45-55’ini oluşturmalı ve daha çok tam tahıllar, meyve ve sebzeler, kuru baklagiller, tahıllı ve yulaf içeren kahvaltılıklar tercih edilmelidir. Kalorinin kalan kısmı proteinden alınmalıdır. Derisi çıkarılmış tavuk veya hindi, yağsız dana eti ile yağsız veya düşük yağlı süt ürünleri bu alandaki sağlıklı seçeneklerdir.

Yaşam kalitenizi yükseltin
Et ağırlıklı beslenme alışkanlıklarına sahip olan kişilerin, kırmızı ette bulunan yüksek miktardaki doymuş yağ oranını göz önüne alarak, et tüketim miktarı ve sıklığında dikkatli olması gerekir. Öğünlerde 2-3 köfte kadar (60-90 gram) et tüketimi, günlük et gereksinimini karşılayacaktır. Et; ızgara, fırın ve haşlama yöntemleriyle pişirilmelidir. Kızartma ve kavurma yöntemi sağlıklı değildir. C ve E vitamini içerikli besinlerin tüketimine özen gösterilmelidir. Bunun için de sebze ve meyve, salata, taze sıkılmış meyve suları sofrada tercih edilmesi gereken seçeneklerdir. Hamurlu, şerbetli ve ağır tatlılar yerine, vücudun şeker ihtiyacı sütlü ve meyveli tatlılardan az porsiyonlarla karşılanmalıdır. Günlük tempolu yürüyüşler ve düzenli egzersizler bir yaşam şekli haline getirilmelidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.