Sigmund Freud Kimdir? Önemli Sözleri

13 Aralık 2017 Çarşamba, 01:50
Sigmund Freud Kimdir? Önemli Sözleri

Kimileri adı geçer geçmez ‘sapık şey’ yaftasını yapıştırıyor olsa da, psikanalizin babası olarak hafızalara kazınan Sigmund Freud, Moravya’da yaşayan yün tüccarı bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. 1856 yılında doğan Freud, 4 yaşında taşındıkları Viyana’da 1938 yılına kadar yaşamını sürdürdü. Sadece psikoloji ve psikiyatri alanını değil; sanat, edebiyat, felsefe alanlarını da etkilemeyi başaran, bilinçaltının gücüne inanan Sigmund Freud, tıp diplomasını 1881 yılında Viyana Üniversitesi’nden aldı.

Başlangıçta tıp okumak istememesine rağmen Sigmund Freud’u bu alana yönlendiren şey Geothe’nin yapıtlarıydı. Keşifleriyle adını duyurmak için sürekli çalışan, araştırmalar yapan, hastalar üzerinde yaptığı gözlemlerle birikimler kazanan Sigmund Freud, Jean-Martin Charcot ile çalışmak için kazandığı burs sayesinde klinik kariyerini de başlatmış oldu. “Psikanalitik Kuram”ın kurucusu Freud, 1900 yılında ilk kitabı “Rüyaların Yorumlanması’nı çıkardı.

Babasıyla ilişkisi hiçbir zaman iyi olmadı.

Yaşamında aile ilişkilerinin etkisini de fazlasıyla gören Sigmund Freud, babasıyla her zaman mesafeli bir iletişim kurdu. Babasının önceki evliliğinden birçok çocuğu vardı, ancak o doğduğunda 21 yaşında olan annesi için Freud bir göz bebeğiydi. Annesiyle çok yakın bir ilişki kurmasına rağmen, babasıyla düşmanca bir ilişkisi içerisine bile girebiliyordu. Babasıyla olan bu kötü ilişki için ne kadar suçluluk duyduğunu ölümünde sonra dışa vurmuştu.

Oedipus kompleksi duygularının yansımasıydı.

Sigmund Freud tarafından geliştirilen Oedipus kompleksi bilindiği üzere erkek çocuğun annesine karşı duyduğu sevgi, babasına karşı duyduğu düşmanlık olarak nitelendiriliyor. Bu da Oedipus kompleksinin kendi duygularının yansıması olarak görüldüğü düşüncesini akıllara getiriyor. Freud’un sık sık bu tarz imalarda bulunması da bu görüşte haklı çıkılmasını sağlıyor.

Freud’un Psikanalitik Kuramı

Başta da söylediğimiz gibi Sigmund Freud psikanalitik kuramın kurucusudur. Uzmanlığını nöroloji alanında yapan Freud, görüşleri ve incelemeleriyle psikoloji bilimini birçok alanını da etkilemeyi başardı.

İnsanoğlunun genetik eğilimi olarak düşündüğü ‘cinsellik ve saldırganlık’ üzerinde duran Sigmund Freud, bu iki duygunun bilinçaltına itildiğini, ama yine de davranışları etkilediğini düşündü. Bu arzuların farkında olmadan insan davranışlarına etki ettiği fikrini savundu. Freud’a göre insanoğlunun kişiliği üç ana sistemden oluşuyordu:

id – Ego – Superego

Kişiliğin en ilkel kısmı: id

Sigmund Freud’a göre id (alt benlik) kişiliğin en ilkel kısmıdır. Ego ve superego için gelişim kaynağı olan id, biyolojik dürtülerden oluşur. Yeme, içme, uyuma ya da cinsel haz gibi… Sigmund Freud saldırganlığın da ilkel dürtülerden biri olduğunu düşünüyordu.

Kişiliğin yeni kısmı: Ego

Gerçeklik ilkesine itaat eden ego (benlik), gerçekliğin talepleriyle gelişmeye başlar. Gerçek dünyayı tanıdıkça ve uygun koşullar oluştukça id ve superego arasında bir aracı olarak gelişim gösteren ego, büyük ölçüde bilinçli benliktir.

Kişiliğin üçünü kısmı: Superego

Vicdanı temsil ettiğini düşünebileceğimiz superego (üst benlik), ahlaki değerlerle birlikte idi etkisiz hale getirmeye başlar. Toplumsal kurallara ve etik değerlere uygun olmayan biyolojik isteklerin karşısında duran superego, bireysel deneyimler üzerinde baskı yaratır.

Hayatının dönüm noktası…

Sigmund Freud için hayatının dönüm noktası 1908 yılında kurduğu Viyana Psikanaliz Derneği oldu. Derneğin kurulmasının ardından düşüncelerinin yavaş yavaş kurumlaşarak kabul edildiğini gördü. Çevresel çözümlemeleri ilk yandaşlarını bir araya toplayabilmesini sağladı ve kısa sürede psikanaliz ülke sınırlarının dışına çıktı. Artarda bu konu üzerine eserler vermeye devam eden Freud’a, 1923 yılında ağız kanseri tanısı kondu ve tam 33 kez ameliyat oldu. Ve psikanalizin babası, 23 Eylül 1939’da 16 yıldır mücadele ettiği kansere yenik düştü.

Bir Kenara Not Almanız Gereken Sigmund Freud Sözleri:

“30 yıldır insan ruhunu arıyorum, yine de kadınların ne istediğini anlayamadım.”

“Tarihteki ilk medeni insan, karşısındakini mızrakla öldürmek yerine ona küfretmeyi seçendir.”

“İnsan bir kez melankoliye yakalanmış olmasın, her olaydan bir hüzün payı çıkarır kendine.”

“Kalbiyle bağlantısını kaybetmiş insan ‘tecrübeli’ denir.”

“En gülünç olanı da, insanların sizi eskisi gibi kullanamadığında değiştiğinizi söylemeleri.”

“Bilgi hazinelerine ulaşabilen insanların sayısı ne kadar artarsa, dini inançlardan kopuş da o kadar yaygınlaşır.”

“Erkek sevdiği zaman arzu yoktur; arzuladığı zaman ise aşk yoktur.”

“Birine duyduğunuz sevgi ve sinir doğru orantılıdır. En çok sevdiğiniz insana herkesten çok sinirlenirsiniz.”

“Her insan gördüğü rüyanın tabiridir.”

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir